EBYÜ'den Akademisyenler Heyelan ile ilgili Saha Çalışması yaptı
GÜNDEMUzman akademisyenlerden kamuoyunu rahatlatan tespit: “Üzümlü ilçe merkezini tehdit edecek büyük çaplı heyelan bulgusuna rastlanmadı”
Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde meydana gelen heyelanın ardından kamuoyuna yansıyan ve yöre halkında tedirginliğe neden olan bazı iddialar üzerine, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Akpınar ve beraberindeki akademisyenler tarafından 2 Eylül 2026 tarihinde kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirildi.
Çalışma kapsamında bölgede jeolojik ve jeomorfolojik gözlemler yapılırken, fotoğraflama ve drone çekimleriyle saha detaylı şekilde incelendi.
HEYELANIN LOKAL BİR ALANDA MEYDANA GELDİĞİ BELİRLENDİ
Uzman ekip tarafından öncelikle Üzümlü ilçe merkezinin yaklaşık 800 metre kuzeybatısında, Çermeler mevkii ile Korkoru Arkı’nın kuzeyinde meydana gelen heyelan alanı incelendi.
Yapılan değerlendirmelerde, heyelanın metamorfik kayaçlardan oluşan temel üzerinde bulunan yamaç molozu ve kolüvyon malzemesinde, lokal bir alanda meydana geldiği tespit edildi.
Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda gerçekleşen kaymanın, hemen yanında bulunan dere ve sırtın doğal bariyer görevi görmesi sonucu sönümlendiği belirtildi.
Sahanın altında bulunan metamorfik kayaçlarda herhangi bir hareketlenme gözlenmemesinin, kaymanın yalnızca üstte bulunan birkaç metre kalınlığındaki yamaç molozu-kolüvyon birimlerinde meydana geldiğini gösterdiği ifade edildi.
Uzmanlar, şistlerden oluşan ve nispeten geçirimsiz özellik taşıyan metamorfik temel kayaçların üzerinde yer alan; geçirimli ve gevşek yapıdaki çakıl, kum ve siltlerden oluşan yamaç molozlarının, yoğun yağış sonucu suya doygun hale gelmesi ve yamaç eğiminin de etkisiyle aşağı doğru hareket ettiğini değerlendirdi.
Söz konusu alanın AFAD yetkilileri tarafından da incelendiği ve raporlandığı belirtilirken, heyelan sahasının rehabilite edilmesi ve jeolojik, CBS ile jeofiziksel yöntemler kullanılarak düzenli şekilde takip edilmesinin yararlı olacağı kaydedildi.
“ÜZÜMLÜ’YÜ TEHDİT EDECEK BÜYÜK ÇAPLI HEYELAN BULGUSUNA RASTLANMADI”
Saha çalışmasının ikinci bölümünde ise Üzümlü ilçe merkezi ile Kızlarkalesi Tepesi arasındaki bölgede incelemeler gerçekleştirildi ve drone çekimleri yapıldı.
Yapılan incelemelerde bölgedeki dağ kütlesinin metadasit, metabazit ve şist içerikli metamorfik kayaçlardan oluştuğu belirlendi. Kayaçların tabakalanma ve yapraklanma eğimlerinin genel olarak kuzeye doğru olduğu tespit edildi.
Bölgede, faylara bağlı olarak gelişen yamaç molozu ve kolüvyon birikimleri üzerinde küçük ölçekli hareketlilikler gözlendi. Gevşek malzemeden oluşan bu birimlerde özellikle şiddetli yağış dönemlerinde sel ve yüzey akışlarının etkisiyle yarıntılar oluştuğu ve küçük ölçekli heyelanların meydana geldiği değerlendirildi.
Buna karşılık, bölgedeki esas dağ kütlesini oluşturan metamorfik kayaçlarda herhangi bir heyelan emaresine rastlanmadığı bildirildi.
Uzman değerlendirmesinde, rijit ve geçirimsiz özellikteki metamorfik kayaçlarda büyük çaplı heyelan gelişiminin oldukça güç olduğu, ayrıca kayaçların tabakalanma ve yapraklanma eğimlerinin kuzey-kuzeybatı yönünde bulunmasının olası bir kaymayı zorlaştırdığı ifade edildi.
Öte yandan, Üzümlü ilçe merkezini etkileyecek büyüklükte bir heyelanın meydana geleceği yönündeki iddiaları destekleyecek, kopmayı tetikleyebilecek yatay yönlü herhangi bir yarılmaya da rastlanmadığı belirtildi.
“SAHADA BÜYÜK HEYELAN RİSKİNE İLİŞKİN BULGU YOK”
Yapılan saha çalışmalarının sonucunda, Kızlarkalesi Tepesi ile Üzümlü ilçe merkezi arasındaki büyük dağ kütlesinin kayarak Üzümlü ilçe merkezini tehdit edebileceğine yönelik herhangi bir saha bulgusunun gözlenmediği değerlendirildi.
HEYELAN RİSKİ OLAN ALANLAR İZLENMELİ
Uzmanlar, mevcut tespitlerin yanı sıra Üzümlü ilçesi başta olmak üzere Erzincan genelinde heyelan potansiyeli bulunan alanların düzenli olarak izlenmesinin önemine dikkat çekti.
Bu kapsamda üniversite, AFAD ve MTA iş birliğiyle heyelan tespit ve izleme projelerinin hayata geçirilmesinin; riskli alanların jeolojik, jeofizik, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve uzaktan algılama yöntemleriyle düzenli olarak takip edilmesinin faydalı olacağı değerlendirildi.
Yetkililer ve uzmanlar, bölgedeki gelişmelerin bilimsel veriler ışığında takip edilmesinin, hem olası risklerin önceden belirlenmesi hem de vatandaşların doğru bilgilendirilmesi açısından önem taşıdığını vurguladı.
İlginizi Çekebilir