42 Yıllık Çınarın Gölgesinde Alkış Tufanı: MYO’lu Gençler Ezber Bozdu!
EĞİTİMEBYÜ 2026 yılı Bahar Şenlikleri, kampüs tarihinin en görkemli ve unutulmaz spor sürprizlerinden birine sahne oldu.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) 2026 yılı Bahar Şenlikleri, kampüs tarihinin en görkemli ve unutulmaz spor sürprizlerinden birine sahne oldu. Turnuvanın mutlak favorisi olarak gösterilen ve parkenin hakimi gözüyle bakılan Spor Bilimleri Fakültesi’ni dize getirmeyi başaran tek takım, Erzincan Meslek Yüksekokulu (MYO) basketbol takımı oldu. Adeta imkansızı başararak turnuvanın gidişatını değiştiren ve organizasyona damgasını vuran MYO ekibi, sadece bir maç kazanmadı; sahaya koyduğu yüreği, disiplinli oyun anlayışı ve sarsılmaz takım ruhuyla tüm üniversitenin takdirini ve kalbini kazandı.
Potaların Arkasındaki Gizli Kahraman: 42 Yıllık Bir Çınar
Bu tarihi zaferin ve parkede sergilenen yüksek motivasyonun arkasında, üniversitenin adeta yaşayan efsanesi haline gelen bir isim yer alıyor: Harita ve Kadastro Programı Öğretim Görevlisi Halil Sezai Çakırbay. Dile kolay, tam 42 yıldır bu kampüste öğrencilerin hayatına dokunan ve onlara bir hocadan çok daha fazlası olan deneyimli akademisyen, gençleri sadece amfilerde geleceğe hazırlamakla kalmıyor; onları sosyal, kültürel ve sportif alanlarda da birer lider gibi yetiştiriyor. Öğrencilerindeki aidiyet bağını bu tür organizasyonlarla ilmek ilmek işleyen Çakırbay, engin tecrübesiyle bu büyük zaferin en önemli mimarı olarak öne çıkıyor. Bahar Şenlikleri kapsamında öğrencilerin sportif faaliyetlere katılımını teşvik eden çalışmaları ve erkek basketbol takımının turnuvadaki başarısındaki katkıları dolayısıyla Öğr. Gör. Halil Sezai Çakırbay’a, okul yönetimi tarafından üzerinde isminin yazılı olduğu özel bir basketbol forması hediye edildi.
"Biz Skorboarda Değil, Gönüllerdeki Takım Ruhuna Bakarız!"
Heyecan dolu turnuvanın ardından sıcağı sıcağına değerlendirmelerde bulunan efsane hoca Halil Sezai Çakırbay, elde edilen başarının şifresini "skor odaklı değil, insan odaklı" olmakla açıkladı. Sporun asıl amacının kupalardan ve madalyalardan çok daha derin bir anlam taşıdığını belirten Çakırbay, tüm gençliğe ders niteliğindeki şu sözleri kaydetti:
“Önemli olan öğrencilerin bir araya gelerek ortak bir hedef etrafında kenetlenebilmesiydi. Biz o parkede sadece basketbol oynamadık; o eşsiz atmosferi omuz omuza yaşamayı, gerçek takım ruhunu hissetmeyi hedefledik. Öğrencilerim turnuva boyunca muazzam bir fedakârlık ve özveri sergiledi. Elbette Spor Bilimleri Fakültesi gibi güçlü ve bu işin eğitimini alan bir rakibi devirmek müthiş bir moral oldu ancak spor emek ister, sabır ister. Başarıyı sadece kupayla ölçmek bu emeğe haksızlık olur. Bizim için asıl zafer, dökülen her damla terin, tribündeki her bir alkışın ve verilen büyük emeğin hakkını sonuna kadar parkeye yansıtabilmekti.”
Gençliğe Altın Öğütler: Atatürk’ün İzinde Bir Nesil
Öğrencilerine her fırsatta podyumlardan, kürsülerden ve kariyer basamaklarından daha önemli olan "doğru ve ahlaklı insan olma" felsefesini aşıladığını ifade eden Çakırbay, gençlerin vizyoner bireyler olması gerektiğinin altını çizdi. Sadece akademik başarının tek başına yetmeyeceğini; ahlak, kültür, güçlü bir iletişim becerisi ve kişisel gelişimin bir bütün olduğunu hatırlatan deneyimli hoca, konuşmasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün o unutulmaz vizyonuyla taçlandırdı: “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”
Gençlere kötü alışkanlıkların tuzağından uzak durmaları çağrısında bulunan Çakırbay, kitapların aydınlık dünyasında kendilerini sürekli geliştirmelerini ve gelecekte toplumda sözü dinlenen, fikirlerine değer verilen güçlü figürler olmaları yönünde altın değerinde tavsiyelerde bulundu.
Kampüste Festival Havası: Zafer Çığlıkları Dinmiyor!
Bahar Şenlikleri'ne adeta bir bomba gibi düşen bu galibiyetin ardından Erzincan Meslek Yüksekokulu koridorları ve kampüs alanı adeta bir karnaval yerine döndü. Öğrenciler arasında büyük bir gurur ve coşku dalgası yaratırken, takımı turnuva boyunca bir an bile yalnız bırakmayan taraftarlar, zafer şarkılarıyla kampüsü inletti. Maç sonunda büyük bir vefa örneği gösteren MYO'lu gençler, kendilerine bu harika imkanları sunan üniversite yönetimine ve kendilerine sadece antrenörlük değil, hayat liderliği de yapan Öğr. Gör. Halil Sezai Çakırbay’a minnettar olduklarını coşkuyla dile getirdiler.
Bu ilham verici başarı hikayesi, sporun ve eğitimin sadece kupalardan ibaret olmadığını; asıl zaferin doğru rehberlikle kenetlenen gençlerin yarattığı takım ruhunda saklı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Kampüslerde skor tabelalarından ziyade dayanışmayı, ahlaki değerleri ve kalıcı dostlukları büyütecek bu tür birleştirici etkinliklerin artarak devam etmesi, geleceğin lider ruhlu gençlerinin yetişmesi adına en büyük kazancımız olacaktır.
İlginizi Çekebilir